“Hatasız kul olmaz.” fikri yerine “Hatalarımın farkında olup, onları düzeltmem en doğrusu.” fikrine sahip olmak bence en kıymetlisidir. Kimi zaman hayatımızda yer alan kişileri minik bir söz bile incitebiliyor. Nitekim hayatımızdan bile çıkıp gidebiliyor. Eminim birçok kişinin başına gelen bir hadisedir bu husus. Neden kaybediyoruz peki hayatımızda yer alan kişileri? Üstelik bir kelime karşılığında… Bu hiç adil değil sanırım. Peki insanlar ne zaman kendisinde hata ararlar? Hah, evet sizin de söylediğinizi duyar gibiyim. Suçlu olduklarında veya suçluluk duygusuna kapıldıklarında. Suçlu olmayın, dikkat edin. İkili ilişkilerde genellikle samimiyet ön planda oluyor. Bu da faciaları doğurabiliyor. Bu blog yazımda sizlere “İkili İlişkilerde Dikkat Edilmesi Gereken 5 Başlık” konusundan bahsedeceğim.

1- Göz Temasından Kaçmayın (Korkmayın)

Parantez içinde de belirttim, korkmayın. Fobiniz yoksa kokmayın ve göz temasında bulunun. Bu durum karşınızda ki kişiye önem verip, tüm dikkatinizi ona çevirdiğinizi lanse eder. Bu konudan çekinmeyin. Eğer kendisi rahatsız olduğunu dile getirir ise sık sık gözlerinizi kaçırıp yeniden temas kurabilirsiniz. Ne koşulda olursa olsun temastan kaçmayın. İkili ilişkinin en önemli hususudur bu.

( Aramızda kalsın göz fobisine sahip birisiyim.  🙈  Her bireyin gözüne bakamıyorum, içimde korku oluşturabiliyor. Ama yine de bireysel fobimi bir kenara bırakıp göz kontağında bulunuyorum. Siz de kaçmayın. Ya da korkmayın… )

2- Kaşınmayın!

Benim bile sık sık denk geldiğim bir davranış bu. Karşımdaki kişi ile diyalog halindeyken kendisi yüzünü, kolunu, gözünü vs. kaşıyıp duruyor. Bu olay genellikle çekingenlik, öz güvensizlik patlaması yaşandığı takdirde gerçekleşir. Birey kendisine güvenmiyor ve dayanacak bir direk arıyor. İşin özeti bu. Eminim sizlerden de yapanlar vardır. Ki zamanında benim de istemsizce yaptığım bir olaydı. Herkes kadar öz güvensizlik hissiyatına kapıldım bende. Ama zamanla atlattım tabi. Şuan mutluyum.  😊  İstemsizce kaşıma vb. bir hareket gerçekleştiriyorsanız bunun farkına varın ve yapmayı bırakın. Karşı tarafın kafasında soru işareti bırakabilir yoksa. Hatta diyalog esnasında bölücülüğe bile yol açabilir. Sinir bozucu olabiliyor bazen. Bu konuya da ehemmiyet göstermelisiniz.

3- Gizliliğe Önem Verin

Geldik en sevdiğim başlığa. Burada biraz sert olabilirim belki. 😇  Diyalog esnasında neden sonuç ilişkisi dahilinde bir muhabbet geçerse hemen ilk sorulan soru; “Neden?”, “Nasıl?”… Ya, sana ne? Her şeyi sormayın. Kişinin gizliliğine ehemmiyet gösterin. Gösterin ki karşı tarafta sizin gibi ehemmiyet gösterebilsin. Muhabbeti geçmese bile kişisel sorulardan kaçının. Eminim ki çoğu konu sizi alakadar etmeyen ama sırf meraktan sorduğunuz sorular. Sormayın… Her ne kadar samimi olsanız bile laubali olmanıza lüzum yok. Samimiyet yerine samimi niyet içerisinde olun ve ilişkiyi koruma merceği içerisinde tutun. Değer verdiğiniz birisini asla kaybetmek istemezsiniz. Değil mi?

4- İsimle Hitap Edebilirsiniz

Göz teması gibi isimle hitap etmek yine halk arasında negatif görülen ama aslında negatif olmayan bir konu. Kendisine verilmiş ismi kullanmak bir suçu veya günahı teşkil etmiyor. Neyden korkuluyor? Saygıdan da kusur etmezsiniz emin olun. Karşınızdaki kişiye isim ile hitap etmeniz kendisine güven hissiyatı verir. Psikolojik bir durum ama öyle. Deneyip görebilirsiniz. Samimiyet, güven, sıcakkanlılık gibi durumları sağlayabilir isim ile hitap etmeniz. Korkmayın…

Ve son başlığımız;

5- Saygılı Olun

Bu başlığı bilerek en sona koydum. En başta olsaydı, “Biz de biliyoruz len.” diyeceğinizi ön gördüm. Şuan bile söyleyen olabilir, bilemeyeceğim. 🙂 İkili ilişkilerde gizlilik kadar saygı da mühimdir. Samimiyetiniz her ne kadar fazla olursa olsun bu sizin saygısız olmanıza sebep olamaz, olmamalı. Saygıda kusur etmemeye gayret edin. Bilhassa ilişki piramidinin kökünde saygı bulunuyor. Saygı kaybolduğunda tüm denge bozulur ve her şey darmadağın olur. İlişkinizde dahil…

 

Karşınızdaki kişi sevgiliniz, akrabanız, en yakın dostunuz veya bir ebeveyniniz olabilir. Her kim olursa olsun bu başlıklar doğrultusunda yaklaşım sağlayın. Kim ile ne kadar samimi olduğunuzun bir önemi yok. Laubaliliğe de gerek yok. Kendiniz olun, ama dikkat edin.

Güzel ve en kıymetli varlığınız olan zamanınızı ayırıp bu yazımı okuduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bir sonraki yazımda tekrar görüşmek ümidiyle, kendinize iyi bakın. 🙂